Merak

29.8.09 | |

Açıklama: Körler İçin Sinema yazısına yaptığım bir yorum, es geçilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Destekleyeci bir örnek de ekledim. Bana inanmıyorsanız Hitchcock'a inanın gibisinden. Yorumun görsel ve kurguyla ilgili kısımlarıyla da ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. Kaç etti söz verdiğimiz yazılar?

Bir filmin yapması gereken iki şey vardır, birincisi iyi/güzel/özel/ilginç/vs. bir hikâye anlatmak, ikincisi ise seyircide merak uyandırmak. Seyircide merak uyandırabilmek için ille de özgün bir hikâye şart değildir. Bilinen, defalarca kez anlatılmış bir hikâyenin nasıl farklı bir şekilde aktarıldığı da merak edilebilir. Hitchcock'un en büyük silahı budur örneğin. Ne olacağını size genelde en başta söyler ve siz film boyunca olayların nasıl çözüleceğini merak içerisinde izlersiniz (tabii söz konusu Hitchcock olunca MacGuffinleri de gözardı etmemek gerek). Seyircide merak uyandırmayan film, izlenmemeye mahkûmdur.  


Bu yazıyı okuyan bunları da okudu (diye umut ediyoruz)

4 Yorum:

Ayça Yurttagül dedi ki...

Yapma böyle ama üzülüyorum.
Hitchcock'a tapmakla beraber, filmin illa yapması gereken şeyler arasında merak uyandırmak olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca amaçları arasında geniş seyirci kitlelerine ulaşmak da olmayabilir. Bu, yönetmenin derdini nasıl ve KİME anlatmak istediği ile ilgili yapacağı bir tercihtir neticede. Böyle genellemeler yapmayalım bence.
--Merak uyandırmayan film izlenmemeye mahkumdur, buna katılıyorum.

Eylem Caner dedi ki...

Bir filmin HER ŞEYİ, ama HER ŞEYİ, tamamen yönetmenin tercihlerine bağlıdır (bağımsız filmler için konuşuyorum). Film afişindeki fonttan tutun da web sitesindeki arkplan fotosuna kadar. O nedenle tabii ki önemli olan "nasıl ve kime" dir.

Sanırım demek istediğimi tam anlatamamışım, belirtmeye çalıştım ama yineliyeyim; Merak ille de hikâye anlamında olmak zorunda değil. Sen sadece bir yönetmenin çay içen bir adamı nasıl anlatacağını merak ettiğin için de izleyebilirsin. Ama bu film genel anlamda bir merak uyandırmıyorsa, sadece hayranları tarafından izlenmeye mahkûmdur.

Yani sanırım genelleme yapmayalım ama dediğin büyük çoğunlukla doğru diyorsun. Doğru anladım umarım, ben de onu diyorum zaten. Her şeyin istisnaları vardır, benim dediğim hiçbir şey de kesin doğru değil zaten, kendi fikirler, düşüncelerimdir. Yazının etiketi de o nedenle Deneme zaten. Kendim bir şeyi düşünürken, bir yandan da yazıyorum. Haftaya daha farklı düşünebilirim, o zaman yine yazarız yenisini :).

hegel dedi ki...

Güzel toparlamışsın. Çok önemli bilgiler. "Die Hard 3"de de koca bir MacGuffin vardı. Bruce Wills karakteri bile aldanmıştı.

Ek bilgi: http://kirpi.fisek.com.tr/index.php?metinno=sinema/20041219210731.txt

Eylem Caner dedi ki...

Aslında bilmeyen bir insana MacGuffin'i anlatmanın en kolay yolu Pulp Fiction'ı örnek vermektir. Pulp Fiction'daki içinde ne olduğu bilinmeyen ışık saçan çanta da en popüler MacGuffinlerden biridir.

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.